
Büyük şirketlerin doğrudan karbon ayak izlerini inceleyen çalışmalar tutarlı biçimde şunu ortaya koymaktadır: Ortalama olarak Scope 3 emisyonlar, Scope 1 ve Scope 2'nin toplamının 5-10 katına ulaşmaktadır. Bu rakam, gerçek karbon yönetiminin tedarik zincirini merkezine alması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bunun ötesinde CSRD, AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CS3D) ve artan yatırımcı baskısı; tedarik zinciri sürdürülebilirliğini yasal yükümlülük düzeyine taşımaktadır. Bu rehber, tedarik zinciri sürdürülebilirliğini stratejik perspektiften kapsamlı biçimde ele almaktadır.
Scope 3 emisyonlar, değer zincirindeki dolaylı emisyonlardır. Satın alınan mal ve hizmetler (Kategori 1), bu kategorinin en büyük payını oluşturmakta ve şirketin tedarikçilerinden gelen emisyonları kapsamaktadır. Bu nedenle tedarikçilerin karbonsuzlaşma sürecine dahil edilmesi, şirketin kendi iklim hedeflerine ulaşması için zorunludur.
CSRD kapsamındaki ESRS S2 standardı, değer zincirindeki çalışanların haklarını ve çalışma koşullarını; ESRS E1 ise tedarik zinciri kaynaklı Scope 3 emisyonları raporlamayı zorunlu kılmaktadır. Bu gereksinimler tedarikçi veri şeffaflığını AB pazarındaki temel bir ticari koşula dönüştürmektedir.
AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (Corporate Sustainability Due Diligence Directive - CS3D), 2024 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu direktif büyük AB şirketlerine tedarik zincirlerindeki insan hakları ve çevre standartlarına uyumu aktif biçimde izleme ve raporlama yükümlülüğü getirmektedir.
Etkili bir tedarik zinciri sürdürülebilirlik programının temeli, sistematik bir tedarikçi değerlendirme sisteminde yatmaktadır.
Tüm tedarikçiler ile aynı derinlikte çalışmak hem verimsiz hem de pratik değildir. Risk bazlı önceliklendirme şu kriterlere göre yapılır:
Harcama büyüklüğü: Toplam satın alma harcamasının yüksek olduğu tedarikçiler önceliklidir.
Çevresel risk: Karbon yoğun, su yoğun veya tehlikeli madde kullanan sektörler.
Sosyal risk: İşçilik riski yüksek ülkeler ve sektörler (tekstil, elektronik montaj, tarım).
Stratejik önem: Temin edilmesi güç veya tek kaynaktan gelen kritik bileşenler.
Tedarikçilere yöneltilen standart sorular şunları kapsar:
EcoVadis, Sedex ve IntegrityNext gibi platformlar standartlaştırılmış tedarikçi ESG değerlendirmesi imkânı sunmaktadır. Bu platformlardaki tedarikçi puanları, satın alma kararlarında ve yıllık değerlendirmelerde girdi olarak kullanılmaktadır.
Tedarikçi kategorileri için sektörel ortalama emisyon yoğunluklarının satın alma harcamasıyla çarpıldığı yaklaşım. EXIOBASE, USEEIO veya Ecoinvent gibi veri tabanları kullanılır. Hızlı başlangıç için uygun, ancak hata payı yüksektir.
Tedarikçinin bildirdiği gerçek aktivite verisi (üretilen ürün miktarı, kullanılan enerji vb.) ile uygun emisyon faktörünün çarpılması. Daha doğru, ancak daha fazla tedarikçi verisi gerektirir.
Tedarikçinin kendi hesapladığı ve doğrulattığı ürün bazlı karbon ayak izi verisi. En doğru yöntem; ancak tedarikçi kapasitesi gerektirir.
Emisyon faktörleri seçimi ve metodoloji belirlenmesinde GHG Protocol Scope 3 Standardı temel referanstır.
Tedarikçileri değerlendirmek yetmez; onları sürdürülebilirlik yolculuğunda desteklemek rekabet avantajı yaratır.
Sürdürülebilirlik dönüşümü zaman gerektiren bir süreçtir. Kısa vadeli fiyat odaklı tedarikçi değiştirme politikaları yerine uzun vadeli stratejik ortaklıklar sürdürülebilirliği sistematik biçimde destekler.
AB Ormansızlaşma Tüzüğü (EUDR), 2025 yılında yürürlüğe girmektedir. Soya, palmiye yağı, sığır eti, kakao, kahve, ahşap ve kauçuk ürünlerinin AB'ye girişi için bu ürünlerin ormansızlaşmayla ilişkili olmadığının coğrafi koordinatlarla belgelenmesi zorunlu hale gelmektedir.
Bu tüzük, söz konusu ürünleri tedarik eden veya kullanan şirketler için tedarik zinciri şeffaflığının tamamen yeni bir boyutunu açmaktadır.
CS3D ve ESRS S2 kapsamında tedarik zincirinde insan hakları durum tespiti (human rights due diligence) kurumsal bir zorunluluk haline gelmektedir.
1. Risk Haritalama: Hangi tedarikçi coğrafyalarında ve sektörlerinde insan hakları riskleri yoğunlaşmaktadır? Zorla çalıştırma, çocuk işçiliği, örgütlenme hakkı ihlalleri ve güvensiz çalışma koşulları temel risk kategorileridir.
2. Değerlendirme: Yüksek riskli tedarikçiler anket, belge incelemesi veya sahada denetim yoluyla değerlendirilir. SMETA (Sedex Members Ethical Trade Audit) veya SA8000 sosyal denetim sertifikaları bu aşamada kullanılır.
3. Önlem Alma: Riskler tespit edildiğinde tedarikçiyle birlikte iyileştirme planı oluşturun. Tekrarlayan ihlallerde tedarikçi değişikliği değerlendirin.
4. Şikâyet Mekanizmaları: Tedarik zincirindeki çalışanların sorunlarını güvenle bildirebileceği erişilebilir kanallar oluşturun.
Kurumsal satın alma süreçlerine sürdürülebilirlik kriterlerini dahil etmek sistematik değişimin motorudur.
Tedarikçi Sözleşmesi Hükümleri: ESG minimum standartları, denetim hakkı, veri paylaşım yükümlülüğü ve iyileştirme planı taahhütleri sözleşmelere dahil edilir.
İhale Kriterleri: Teknik ve fiyat kriterlerinin yanı sıra ESG puanları ve sürdürülebilirlik sertifikaları ihale değerlendirmesine dahil edilir.
Tercihli Tedarikçi Programları: En yüksek ESG performansı gösteren tedarikçilere iş hacmi avantajı tanınır.
Tedarik zincirindeki karbon azaltımı, şirketin genel emisyon azaltım hedefleriyle entegre biçimde planlanmalıdır. SBTi FLAG metodolojisi, tarım ve orman kaynaklı tedarik zinciri emisyonları için özel hedefleme metodolojisi sunmaktadır.
Tedarik zincirinde karbon azaltımı için etkili stratejiler şunlardır:
Tedarikçi ESG değerlendirmesine nereden başlanır? Yüksek harcama ve yüksek risk kategorisindeki ilk 50-100 tedarikçiyle başlamak, hem etki hem de yönetilebilirlik açısından ideal başlangıç noktasıdır.
Tedarikçilerden Scope 3 verisi almak mümkün değilse ne yapılmalı? Harcama bazlı tahmin yöntemleri ya da sektörel ortalamalar başlangıç aşamasında kullanılabilir; ancak veri kalitesini kademeli artırma planı oluşturmak önerilir.
CS3D Türk şirketlerini etkiler mi? Türk tedarikçileri olarak Avrupa şirketlerinin CS3D kapsamındaki durum tespiti taleplerine muhatap olunmaktadır. Bu talepler sözleşme koşulları ve denetim hakları olarak kendini göstermektedir.
Tedarikçi ESG değerlendirmesinde kaçınılması gereken hatalar nelerdir? Salt anket doldurup sonuçsuz bırakmak, verilerin doğrulanmasını atlamak ve tedarikçi geliştirme programına yatırım yapmamak en yaygın hatalardır.
Tedarik zinciri sürdürülebilirliği, günümüz iş dünyasının en karmaşık ve aynı zamanda en yüksek etkili yönetim gündemlerinden biridir. Scope 3 emisyonların azaltılması, insan hakları durum tespiti ve tedarikçi ESG değerlendirmesi; hem regülasyon zorunluluğu hem de rekabetçi zorunluluk haline gelmektedir.
CarbonEmit, tedarik zinciri sürdürülebilirliği için Scope 3 hesaplama, tedarikçi veri toplama altyapısı ve sürdürülebilir tedarik politikası geliştirme konularında uzman danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. carbonemit.com üzerinden iletişime geçin.
İlgili Makaleler:

Scope 3 emisyonlarının 15 kategorisi, hesaplama yöntemleri, spend-based ve activity-based yaklaşımlar, tedarikçi bağlılığı, materiality analizi ve CDP/CSRD gereksinimleri.
Devamını oku
Scope 3 emisyonların 15 kategorisi detaylı olarak nelerdir? Her kategorinin hesaplama yöntemi, veri kaynakları ve önceliklendirilmesi için kapsamlı teknik rehber.
Devamını oku
CSRD Türk şirketlerini nasıl etkiler? Doğrudan ve dolaylı yükümlülükler, tedarikçi etkileri, ihracatçı hazırlığı ve Türkiye'de sürdürülebilirlik raporlama yol haritası.
Devamını okuCBAM raporlama, emisyon hesaplama ve sürdürülebilirlik yönetimi için CarbonEmit platformunu keşfedin.
CarbonEmit'i Keşfedin