
Türkiye, AB ile güçlü ticaret ilişkileri sayesinde Avrupa'dan gelen her büyük regülasyon dalgasını doğrudan hissetmektedir. CBAM'ın ardından Türk ihracatçılar için bir sonraki kritik regülasyon olan CSRD, özellikle AB'ye ihracat yapan Türk şirketleri için önemli hazırlık gerektirmektedir. Bu rehber, CSRD'nin Türkiye'deki iş dünyasına etkilerini ve hazırlık sürecini kapsamlı biçimde ele almaktadır.
Türkiye merkezli olsa da AB borsalarında hisse senedi veya tahvil ihraç etmiş şirketler veya AB'de büyük bağlı ortaklıkları bulunan Türk şirketler, CSRD kapsamına girebilir.
Büyük Bağlı Ortaklık Kriteri: Bir Türk ana şirketinin AB'de aşağıdaki kriterlerin en az ikisini karşılayan bağlı ortaklığı varsa ana şirket CSRD kapsamında değerlendirilebilir:
AB Dışı Şirket Kriteri (2028 itibariyle): Türk şirketin AB'deki toplam cirosunun 150 milyon Euro'yu aşması ve AB'de büyük bir bağlı ortaklığı ya da şubesi bulunması durumunda 2028 yılından itibaren CSRD kapsamına dahil olunacaktır.
CSRD'nin Türk şirketleri üzerindeki en geniş kapsamlı etkisi tedarikçi konumundan kaynaklanmaktadır. AB'de faaliyet gösteren büyük şirketler, ESRS S2 (değer zincirindeki çalışanlar) ve ESRS E1 (Scope 3 emisyonlar) kapsamında Türk tedarikçilerinden veri talep etmektedir.
Bu talepler şu formatlarda gelmektedir:
Türkiye'nin en büyük ihracat sektörlerinden biri olan otomotivde, büyük Avrupalı OEM'lerin (orijinal ekipman üreticisi) Scope 3 veri talepleri 2024 yılından itibaren artış göstermektedir. Tedarikçi katmanı ne olursa olsun bu talepler artık yaygın bir standart haline gelmektedir.
Gereklilikler: Ürün bazlı karbon ayak izi (ISO 14067), LCA çalışmaları, çelik ve alüminyum için gömülü emisyon verileri.
ESRS S2 kapsamında çalışma koşullarına yönelik tedarikçi denetimleri ve ESRS E1 kapsamında üretim süreçleri kaynaklı emisyon verileri talep edilmektedir. Ayrıca ESRS E2 (kirlilik) kapsamında tekstil boyama süreçlerinden kaynaklanan su kirliliği bilgileri de istenmektedir.
CBAM kapsamındaki gömülü emisyon verilerine ek olarak, Scope 1 ve Scope 2 emisyon doğrulama talepleri artış göstermektedir. Enerji dönüşüm planları ve yeşil çelik yatırımları da raporlama kapsamına girmektedir.
ESRS E4 (biyoçeşitlilik) ve ESRS E3 (su) kapsamında tarım kökenli hammadde üretim koşullarına yönelik tedarikçi veri talepleri giderek yaygınlaşmaktadır.
Türkiye'de zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması henüz erken aşamada olsa da bazı gelişmeler dikkat çekmektedir:
Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi: 2014 yılından itibaren faaliyet gösteren bu endeks, gönüllü sürdürülebilirlik raporlamasını teşvik etmektedir.
SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) Sürdürülebilirlik İlkeleri: 2022 yılında güncellenen SPK sürdürülebilirlik ilkeleri, halka açık şirketler için kapsamlı ESG açıklamaları getirmektedir.
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS): 2026-2027 yıllarında başlaması beklenen Türkiye ETS'si, sera gazı raporlama kapasitesini zorunlu olarak artıracaktır.
GRI Raporlama: Türkiye'deki büyük şirketlerin önemli bir kısmı GRI çerçevesine uygun sürdürülebilirlik raporu yayımlamaktadır.
Sera Gazı Envanteri Kurmak
ISO 14064-1 veya GHG Protocol metodolojisine uygun kapsamlı bir sera gazı envanteri hazırlamak, tüm hazırlıkların temel taşıdır. Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarının doğrulattırılması, AB müşterilerinin Scope 3 taleplerini karşılamayı kolaylaştırmaktadır.
Tedarikçi Anket Kapasitesi Oluşturmak
AB'li müşterilerden gelen sürdürülebilirlik anketlerini (EcoVadis, CDP, müşteriye özgü anketler) hızlı ve eksiksiz yanıtlayabilecek bir iç kapasite oluşturulmalıdır.
Çalışma Koşulları Belgelerini Düzenlemek
ESRS S2 talepleri kapsamında iş sağlığı ve güvenliği, ücret politikaları, çalışma saatleri ve sendika hakları konularındaki belgeler düzenlenmelidir.
ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi
AB müşterilerinin çok büyük bölümü, Türk tedarikçilerinden ISO 14001 sertifikasyonu talep etmektedir. Bu sistem aynı zamanda ESRS E1, E2 ve E5 veri toplamak için altyapı oluşturmaktadır.
Ürün Bazlı Karbon Ayak İzi
Özellikle otomotiv, metal ve kimya sektörlerinde ürün bazlı karbon ayak izi (ISO 14067) hesaplamaları AB müşterilerinin zorunlu talepleri arasına girmektedir.
Kendi Sürdürülebilirlik Raporlama Sürecini Başlatmak
Türk şirketlerinin CSRD'ye doğrudan tabi olmak yerine proaktif biçimde GRI bazlı sürdürülebilirlik raporu yayımlaması, hem müşteri güveni hem de ileriye dönük hazırlık açısından stratejik değer taşımaktadır.
CSRD Uyumlu Raporlama Altyapısı
AB'de büyük bağlı ortaklıkları bulunan veya 150 milyon Euro AB cirosu olan Türk şirketler için 2028 yılına kadar CSRD uyumlu raporlama altyapısının kurulması gerekmektedir.
Tedarik Zinciri Durum Tespiti
AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CS3D) kapsamında tedarik zinciri insan hakları ve çevre durum tespiti süreçleri oluşturulmalıdır.
Türkiye, hem CBAM hem de CSRD etkisiyle karşı karşıya olan nadir ülkelerden biridir. Bu iki regülasyon şu noktalarda kesişmektedir:
Bu örtüşmeden yararlanmak; veri toplama maliyetlerini azaltmak ve verimi artırmak açısından önemli bir fırsat sunmaktadır.
CSRD ve ilgili regülasyonlara hazırlık, yalnızca bir uyum maliyeti değil; aynı zamanda rekabet avantajı yaratma fırsatıdır.
Tedarikçi tercih edilebilirliği: AB'li alıcılar, güvenilir ESG verisine sahip tedarikçileri tercih edecektir.
Yatırımcı erişimi: Kurumsal yatırımcılar ESG performansı şeffaf şirketlere daha kolay yatırım yapabilmektedir.
Risk yönetimi: Sürdürülebilirlik risklerini erken tespit eden şirketler operasyonel sürprizlerden daha az etkilenmektedir.
Finansman avantajı: Yeşil tahvil, sürdürülebilirlik bağlantılı kredi ve AB fonlarına erişimde ESG performansı belirleyici rol oynamaktadır.
Türkiye'deki küçük ihracatçı şirketler CSRD'yi takip etmeli mi? Doğrudan kapsam dışında olsalar da AB'li büyük müşterilerin tedarikçi ESG talepleri kapsamında dolaylı etkiyle karşılaşabilirler. Büyük müşterilerin tedarikçi politikalarını takip etmek önerilir.
CSRD uyumsuzluğu Türk şirketlere direkt yaptırım uygular mı? AB dışındaki şirketler için doğrudan yaptırım mekanizması yoktur; ancak AB'li müşteriler tedarikçilerini ESG kriterlerine göre seçebilir ve değerlendirebilir.
CSRD hazırlığına başlamak için en iyi başlangıç noktası nedir? Sera gazı envanteri (ISO 14064) ile başlamak en pratik yaklaşımdır; zira bu veri hem CBAM hem de CSRD için temel girdi sağlamaktadır.
Türkiye'deki bankaların CSRD ile ilgisi nedir? Türk bankaları, Avrupalı banka ve finansörlerden yeşil finansman ve sürdürülebilirlik bağlantılı kredi talep ederken ESG kriterlerine uyum baskısıyla karşılaşmaktadır.
CSRD, Türk iş dünyası için hem bir uyum zorluğu hem de stratejik bir dönüşüm fırsatıdır. AB ile güçlü ticari bağları olan Türk şirketleri, bu geçişi proaktif biçimde yönetmeli ve hazırlıklarını bir an önce başlatmalıdır. Rekabetçi konumlarını korumak isteyen Türk ihracatçılar için CSRD farkındalığı ve hazırlığı artık stratejik bir zorunluluktur.
CarbonEmit olarak Türk şirketlerine CSRD ve ESRS uyumluluk süreçlerinde sera gazı envanteri, ürün karbon ayak izi ve sürdürülebilirlik raporlama danışmanlığı sunuyoruz. Detaylı bilgi için carbonemit.com adresimizi ziyaret edin.
İlgili Makaleler:

CSRD nedir, hangi şirketleri kapsar, ESRS standartları nasıl uygulanır? 2025 yürürlük takvimleri ve Türk şirketleri için kapsamlı uygulama rehberi.
Devamını oku
ESRS standartları nelerdir, kaç tanedir, nasıl uygulanır? 12 zorunlu standartın kapsamlı özeti ve CSRD raporlaması için adım adım rehber.
Devamını oku
Çift önemlilik nedir, CSRD kapsamında nasıl uygulanır? Etki ve finansal önemlilik değerlendirme süreci, araçlar ve pratik uygulama adımları.
Devamını okuCBAM raporlama, emisyon hesaplama ve sürdürülebilirlik yönetimi için CarbonEmit platformunu keşfedin.
CarbonEmit'i Keşfedin