
Şirketlerin sera gazı envanterlerinde Scope 2, yani satın alınan elektrik kaynaklı emisyonlar, genellikle en belirgin ve azaltılabilir kalem olarak öne çıkar. Ancak Scope 2'nin hesaplanmasında farklı metodolojiler uygulanması, aynı şirketin çok farklı sayılara ulaşmasına yol açabilir. GHG Protocol'ün 2015 yılında Scope 2 Kılavuzunu (Scope 2 Guidance) yayımlamasıyla birlikte iki ayrı hesaplama yöntemi tanımlanmıştır: konum bazlı ve piyasa bazlı. Bu iki yöntemi, aralarındaki farkları ve hangi bağlamlarda hangisinin kullanılacağını bu rehberde ele alıyoruz.
Scope 2 emisyonlar, bir kuruluşun satın aldığı elektrik, ısı, buhar veya soğutmanın üretimi sırasında ortaya çıkan dolaylı sera gazı emisyonlarıdır. Enerji tesiste kullanılır, ancak emisyon başka bir yerde (elektrik santralinde) gerçekleşir.
Scope 1, 2 ve 3'ün genel çerçevesini incelediğinizde, Scope 2'nin kurumsal envanterlerdeki stratejik önemini daha net görürsünüz. Elektrik tüketimi; imalat, perakende, ofis operasyonları ve veri merkezleri dahil pek çok sektörde en büyük sera gazı kalemi haline gelmiştir.
GHG Protocol Scope 2 Kılavuzu, kuruluşların her iki yöntemi de raporlamasını zorunlu kılar. Bu iki yöntem farklı amaçlara hizmet eder.
Konum bazlı yöntem, tesisin bulunduğu bölge veya ülkenin ortalama şebeke emisyon faktörünü kullanır. Yani hangi enerji karmasının şebekede dolaştığına bakılır; kimin hangi enerjiyi "satın aldığı" hesaba katılmaz.
Hesaplama formülü: Scope 2 (konum bazlı) = Elektrik tüketimi (MWh) x Şebeke emisyon faktörü (tCO2e/MWh)
Türkiye örneği:
Konum bazlı yöntemde kullanılan emisyon faktörü kaynakları:
Piyasa bazlı yöntem, kuruluşun elektrik piyasasındaki aktif tercihlerini dikkate alır. Yeşil enerji sertifikası satın alınmışsa veya yenilenebilir enerji ile doğrudan anlaşma yapılmışsa bu tercih emisyon hesabına yansır.
Piyasa bazlı yöntemde veri hiyerarşisi:
Türkiye örneği (I-REC ile):
I-REC, gelişmekte olan ülkelerde (Türkiye dahil) yenilenebilir elektrik üreticilerinin verdiği uluslararası tanınan sertifikadır. Her I-REC, 1 MWh yenilenebilir elektriğe karşılık gelir. I-REC satın alarak şirketler Scope 2 emisyonlarını piyasa bazlı yöntemde sıfıra indirebilir.
I-REC ve yenilenebilir enerji sertifikalarını daha ayrıntılı incelediğimizde, Türkiye'nin I-REC ihracat kapasitesinin önemli ölçüde arttığını görüyoruz.
I-REC özellikleri:
Avrupa'da kullanılan enerji nitelik belgesi standardı. AB ETS ve Renewable Energy Directive kapsamında tanınan sertifikalar. Türk şirketleri AB pazarına ihracat yapıyorsa GO'lu enerji tüketimi daha güçlü bir piyasa bazlı kanıt niteliği taşır.
Yenilenebilir enerji üreticisiyle doğrudan yapılan uzun vadeli enerji alım sözleşmesidir. İki türü bulunur:
Fiziksel PPA: Şirket, yenilenebilir enerji tesisinden doğrudan veya özel hat üzerinden enerji alır.
Sanal PPA (VPPA - Virtual PPA): Şirket ile üretici arasında finansal bir anlaşmadır; fiziksel enerji akışı olmaksızın sabit fiyat garantisi ve I-REC/GO sağlar.
PPA, özellikle büyük enerji tüketicileri için hem maliyet sabitleme hem de Scope 2 azaltımı açısından güçlü bir araçtır.
Tesis çatısına veya arazisine kurulan güneş panelleri gibi yerinde üretim en güçlü piyasa bazlı kanıt sunar. Özüretim doğrudan Scope 2'yi azaltır; fazla üretim şebekeye verilirse bu kısım Scope 2'den düşülmez ancak Scope 3 kategorisinde avantaj sağlayabilir.
Aynı şirket için iki yöntem oldukça farklı sayılar üretebilir:
| Senaryo | Konum Bazlı | Piyasa Bazlı | Fark |
|---|---|---|---|
| Sertifika yok | 470 tCO2e | ~470 tCO2e | Minimal |
| %50 I-REC | 470 tCO2e | ~260 tCO2e | %45 daha düşük |
| %100 I-REC | 470 tCO2e | ~0 tCO2e | %100 fark |
| Kendi güneş üretimi %100 | 470 tCO2e | 0 tCO2e | Eşit |
Bu fark, şirketlerin raporlama amaçlarına göre (ya da doğrulayıcı ve regülatör tercihine göre) hangi yöntemi vurgulayacağını etkiler.
Konum bazlı yöntem:
Piyasa bazlı yöntem:
GHG Protocol her iki yöntemin de raporlanmasını zorunlu kılar. Hangi yöntemin azaltım hedefleri için baz alınacağı şirket politikasına bağlıdır. RE100 gibi kurumsal yenilenebilir enerji programları piyasa bazlı yöntemi esas alır.
Piyasa bazlı yöntemde en kritik ve en az anlaşılan kavramlardan biri artık karışım faktörüdür. I-REC veya GO ile "talep edilmiş" (retired/cancelled) yenilenebilir enerji düşüldükten sonra kalan şebeke karmasının emisyon faktörüdür.
Artık karışım faktörü genellikle ortalama şebeke faktöründen daha yüksektir. Çünkü en temiz enerji kaynakları sertifikalarla talep edildiğinde geride daha fazla fosil kaynak kalır. Bu nedenle yüksek I-REC kullanımına rağmen artık karışım faktörü ihmal edilirse Scope 2 olduğundan daha düşük hesaplanabilir.
Türkiye için artık karışım faktörü; AIB üyesi olmadığından uluslararası tanınırlığı tartışmalı olmakla birlikte yerel hesaplamalar TEİAŞ verileriyle yapılmaktadır.
CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) kapsamında metal, çimento ve gübre gibi ürünlerin AB'ye ihracatında gömülü emisyonlar raporlanmakta ve gelecekte karbon maliyetine tabi tutulacaktır.
CBAM hesaplamalarında elektrik kaynaklı emisyonlar, ürünün üretiminde kullanılan elektriğin emisyon faktörüyle hesaplanır. Tesisin yenilenebilir enerji kullanması veya I-REC satın alması, CBAM açısından da emisyon azaltımına katkı sağlayabilir; ancak CBAM metodolojisi kendi hesaplama kurallarını uygulamaktadır.
Scope 2'yi azaltmak için uygulanabilecek stratejiler öncelik sırasıyla:
Her iki yöntemi de raporlamak zorunda mıyım? GHG Protocol bunu zorunlu kılar. CSRD/ESRS E1 kapsamında da her iki yöntemin açıklanması beklenmektedir. Doğrulayıcılar her iki yöntemin tutarlılığını kontrol eder.
I-REC satın almak gerçekten emisyonu azaltıyor mu? Piyasa bazlı muhasebe açısından evet; Scope 2 sıfıra inebilir. Ancak fiziksel atmosferdeki etkisi tartışmalıdır: I-REC, yenilenebilir enerji üretimine finansal teşvik sağlar, ancak addisyonel kapasite yaratıp yaratmadığı tartışmalıdır. Bunun için üretim saatiyle eşleşen (time-matched) ve konum uyumlu (location-matched) sertifikalar gelecekte daha güçlü standart haline gelecektir.
Türkiye'de I-REC almak mümkün mü? Evet. Türkiye, I-REC ihraç eden ülkeler arasındadır. Yerel yenilenebilir enerji üreticilerinden doğrudan veya aracı firmalar üzerinden I-REC satın alınabilir.
VPPA ne zaman mantıklıdır? Yıllık elektrik tüketimi 50.000 MWh'ın üzerinde olan büyük şirketler için VPPA, maliyet riski yönetimi ve Scope 2 azaltımını bir arada sunan stratejik seçenektir.
Artık karışım faktörü nerede bulunur? AB ülkeleri için AIB (Association of Issuing Bodies) yıllık artık karışım faktörlerini yayımlar. Türkiye için ulusal otorite verileri takip edilmelidir.
Scope 2 hesaplama yöntemlerini doğru anlamak, hem raporlama tutarlılığı hem de etkin azaltım stratejisi açısından kritik öneme sahiptir. Konum bazlı yöntem şebekenin gerçekliğini yansıtırken piyasa bazlı yöntem şirketin enerji tercihlerini belgeler. Sera gazı envanter yönetimi sürecinizde her iki yöntemi şeffaf biçimde raporlamak, paydaşlara eksiksiz ve güvenilir bir tablo sunar. Scope 2'yi azaltmak için en etkili uzun vadeli yol ise gerçek yenilenebilir enerji yatırımı ve enerji verimliliğidir.

Scope 3 emisyonların 15 kategorisi detaylı olarak nelerdir? Her kategorinin hesaplama yöntemi, veri kaynakları ve önceliklendirilmesi için kapsamlı teknik rehber.
Devamını oku
CBAM elektrik ithalatını nasıl düzenliyor? Emisyon hesaplama yöntemleri, ülke bazlı emisyon faktörleri, sınır ötesi elektrik ticareti ve özel koşullar.
Devamını oku
CBAM dolaylı emisyonları nasıl hesaplıyor? Scope 2 elektrik emisyonları, hangi sektörler için zorunlu, emisyon faktörü seçimi ve yenilenebilir enerji stratejisi.
Devamını okuCBAM raporlama, emisyon hesaplama ve sürdürülebilirlik yönetimi için CarbonEmit platformunu keşfedin.
CarbonEmit'i Keşfedin