
Yılda 400 milyon ton üzerinde üretilen plastik, modern ekonominin vazgeçilmez malzemesi haline gelmiştir. Ancak bu üretimin yalnızca %10-15'i geri dönüştürülmekte; geri kalanı çöplüklere, doğaya veya yakma tesislerine gitmektedir. Okyanuslarımızdaki 150 milyonluk plastik birikimi, insanların ve hayvanların vücutlarında bulunan mikro plastikler ve toplam plastik kaynaklı karbon emisyonları; plastik kirliliğini çağımızın en acil çevresel sorunlarından biri haline getirmektedir. Bu rehber, plastik kirliliğini tüm boyutlarıyla ele alarak endüstriyel çözümleri kapsamlı biçimde incelemektedir.
Küresel plastik üretimi 1950'den bu yana üstel büyüme göstermiştir: 1950'de yılda 2 milyon ton olan üretim, 2022'de 400 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Bu plastiğin yaklaşık %40'ı tek kullanımlık ambalaj ürünleridir.
Türkiye'de yıllık plastik tüketimi kişi başına 40 kilograma yaklaşmaktadır; ambalaj sektörü toplam plastik tüketiminin en büyük payını oluşturmaktadır.
Okyanus kirliliği: Her yıl 8-12 milyon ton plastik denizlere ulaşmaktadır. Okyanuslardaki plastik birikimi, deniz ekosistemlerini, besin zincirini ve balıkçılık ekonomisini tehdit etmektedir.
Mikro plastikler: Parçalanan plastiklerin oluşturduğu 5 mm'den küçük partiküller, içme sularına, gıdalara, havaya ve nihayet insan vücuduna sızmaktadır. WHO, mikro plastiklerin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini araştırmaktadır.
Karbon emisyonları: Plastik üretimi, büyük ölçüde petrokimya kaynaklarına dayandığından önemli miktarda Scope 3 emisyon yaratmaktadır. 2019 yılında plastik yaşam döngüsü kaynaklı emisyonlar 850 milyon ton CO2e'ye ulaşmıştır.
Toprak kirliliği: Tarımsal filmlerin tarlalarda birikmesi ve plastik poşetlerin rüzgarla yayılması ciddi toprak kirliliğine yol açmaktadır.
Avrupa Birliği, plastik kirliliğiyle mücadelede dünya genelinde en kapsamlı yasal çerçeveyi oluşturmaktadır.
2021 yılında yürürlüğe giren direktif; pamuklama kulakları, çatal-bıçak-kaşık, tabaklar, pipetler, karıştırıcılar ve balon çubukları gibi plastik ürünlerin piyasaya arzını yasaklamıştır.
2024 yılında güncellenen tüzük, 2030 ve 2040 yılları için ambalaj geri dönüşüm hedefleri belirlemektedir. Tüm ambalajların geri dönüştürülebilir olması ve geri dönüştürülmüş içerik oranlarının artırılması zorunlu hale gelmektedir.
AB direktifleri, plastik ambalaj üreticilerini ve ithalatçılarını ürünlerinin atık yönetimini finanse etmekle yükümlü kılmaktadır.
Plastik geri dönüşüm oranlarının neden bu kadar düşük kaldığını anlamak için teknolojik, ekonomik ve altyapısal zorlukları birlikte değerlendirmek gerekir.
Ambalaj ürünleri çoğunlukla birden fazla plastik türünden oluşmaktadır (multi-layer packaging). Bu kombinasyonlar geri dönüşüm sürecinde ayrıştırılamadığından geri dönüşüm ekonomisi açısından değersizdir.
Birincil (virgin) plastik fiyatları, geri dönüştürülmüş plastiğin üretim maliyetlerinin altında seyrettiğinde geri dönüştürülmüş plastik talebi düşmektedir. Ham petrol fiyatları bu dengeyi doğrudan etkilemektedir.
Özellikle gıda ambalajlarındaki artık kirlilik, mekanik geri dönüşümü güçleştirmektedir.
Türkiye başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde etkin atık ayrıştırma ve toplama altyapısı yetersizliği, geri dönüşüm oranlarını kısıtlamaktadır.
Plastiğin temizlenerek küçük parçalara ayrıştırılması ve yeniden hammadde olarak işlenmesi. En yaygın ve en düşük maliyetli yöntemdir; ancak her geri dönüşüm döngüsünde malzeme kalitesi düşmektedir (downcycling riski).
Plastiği monomer veya hidrokarbon bileşenlerine ayıran kimyasal süreçler; mekanik geri dönüşümün yetersiz kaldığı karışık ve kirli plastikler için uygulanabilir. Piroliz ve solvoliz bu yöntemlerin başlıcalarıdır. Ancak enerji tüketimi yüksektir ve ölçeklenme henüz sınırlıdır.
Biyobazlı plastikler (şeker kamışı, mısır nişastası gibi bitkisel kaynaklardan üretilen) ve/veya biyobozunur plastikler, petrokimya bazlı plastiğe alternatif sunmaktadır. Ancak dikkatli bir LCA analizi yapılmadan "biyoplastik eşittir çevre dostu" çıkarımı yanıltıcı olabilir.
Biyoplastiklerle ilgili dikkat edilmesi gerekenler:
Ürün tasarım aşamasında geri dönüştürülebilirliği merkeze almak en sürdürülebilir çözümdür:
Döngüsel ekonomi hiyerarşisinin üst basamaklarında yer alan bu yaklaşımlar, plastik tüketimini kaynağında azaltmaktadır:
CSRD kapsamındaki şirketler, ESRS E5 kaynak kullanımı standardı kapsamında plastik kullanımı ve atık yönetimini raporlamak durumundadır. Bu kapsama giren temel veriler:
Birleşmiş Milletler, 2022 yılında küresel plastik kirliliğine son verecek yasal bağlayıcı bir anlaşma müzakere etmeye başlamıştır. 2024-2025 yıllarında sonuçlandırılması hedeflenen bu anlaşma; plastik üretimi azaltımından kimyasal bileşen şeffaflığına, genişletilmiş üretici sorumluluğuna kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Bu anlaşma, küresel plastik ekonomisini köklü biçimde etkileme potansiyeline sahiptir.
Türkiye, hem bir plastik üretim merkezi hem de önemli bir plastik tüketicisidir. 2024 yılı itibarıyla AB'nin tek kullanımlık plastik yasaklarına kademeli uyum süreci devam etmektedir. Ambalaj atığı direktifine uyum kapsamında üreticilerin geri dönüşüm katkı payı ödemeleri sistemi yaygınlaşmaktadır.
Plastik geri dönüşüm sektörü Türkiye'de gelişmekte olup ihracat için önemli bir sektör oluşturmaktadır. Ancak gayri resmi toplayıcı ekonomisine bağımlılık sistematik bir atık yönetim altyapısının gelişimini sınırlamaktadır.
Biyobozunur plastik gerçekten çevre dostu mudur? Koşullara bağlıdır. Sanayi tipi kompostlama tesislerinde doğru koşullarda biyobozunur; ancak çoğu biyobozunur plastik denizde veya toprağa atıldığında standart plastikten çok farklı davranmaz.
Plastik geri dönüşümde Türkiye'nin durumu nedir? Türkiye ambalaj plastik atığı geri dönüşümünde %40'lara yakın oran yakalamış olsa da bu rakamın önemli bir kısmı kayıt dışı sektörden kaynaklanmaktadır. Sistematik altyapı gelişimi devam etmektedir.
Şirketler plastik kullanımını azaltmak için ne yapabilir? Ambalaj ağırlığı azaltma, geri dönüştürülmüş içerik artışı, dolum sistemleri geliştirme ve tedarikçilerden mono-materyal ambalaj talep etme en etkili başlangıç adımlarıdır.
Plastik karbon ayak izi nasıl hesaplanır? LCA metodolojisi kullanılarak hammadde çıkarımından ürün sonuna kadar tüm aşamalardaki sera gazı emisyonları hesaplanır. Kullanılan plastik türü, içerik oranı ve bertaraf yöntemi bu hesabı önemli ölçüde etkiler.
Plastik kirliliği, tek bir çözüme indirgenemeyen sistemik bir sorundur. Regülasyon, tüketici davranışı, ürün tasarımı ve geri dönüşüm altyapısı bir arada değiştiğinde gerçek ilerleme kaydedilebilir. Bu dönüşümde en kritik aktör; ürün tasarımını, ambalajı ve tedarik zincirini kontrol eden üretici şirketlerdir.
CarbonEmit, plastik kullanımı envanter hesaplama, ESRS E5 uyumluluk hazırlığı ve ambalaj döngüselliği stratejileri konularında danışmanlık sunmaktadır. carbonemit.com üzerinden bize ulaşın.
İlgili Makaleler:

Döngüsel ekonomide LCA nasıl uygulanır? Geri dönüşüm modelleme, CFF formülü, döngüsellik metrikleri ve metodolojik zorluklar rehberi.
Devamını oku
Döngüsel ekonomi nedir, iş dünyası için nasıl uygulanır? Döngüsel iş modelleri, atık azaltma stratejileri ve döngüsel ekonomiye geçiş yol haritası.
Devamını oku
Tarım, tekstil, gıda ve enerji sektörlerinde su ayak izi nasıl hesaplanır? ISO 14046 çerçevesinde sektörel karşılaştırma tabloları, su verimliliği göstergeleri ve Türkiyedeki durum.
Devamını okuCBAM raporlama, emisyon hesaplama ve sürdürülebilirlik yönetimi için CarbonEmit platformunu keşfedin.
CarbonEmit'i Keşfedin