
IPCC'nin net sıfır senaryolarının tamamı, karbondioksitin atmosferden uzaklaştırılması için teknolojik çözümlere yer vermektedir. Karbon yakalama ve depolama (CCS - Carbon Capture and Storage), bu çözümlerin merkezindedir. Hem nokta kaynaklardan (fabrika bacaları, enerji santralleri) hem de doğrudan atmosferden CO2 yakalanmasına olanak tanıyan bu teknolojiler, net sıfır yolculuğunda "kaçınılamayan" artık emisyonların yönetimi için kritik öneme sahiptir. Bu rehber, CCS teknolojilerinin teknik temellerini, maliyet gerçekliğini ve kurumsal strateji açısından nasıl konumlandırılması gerektiğini ele almaktadır.
Karbon yakalama ve depolama (CCS), fosil yakıt kullanımı veya endüstriyel proseslerden kaynaklanan CO2'nin üretim noktasında yakalanarak atmosfere salınmasının önüne geçilmesini ve güvenli bir şekilde depolanmasını kapsayan teknolojiler bütünüdür.
Karbon nötr ve net sıfır kavramlarını incelediğimizde, net sıfır hedefinin yalnızca emisyon azaltımıyla ulaşılmasının mümkün olmadığını görürüz. Çelik, çimento, kimya ve havacılık gibi "hard-to-abate" (azaltılması güç) sektörlerde mevcut teknolojilerle sıfıra ulaşmak mümkün değildir; bu sektörlerdeki artık emisyonlar için CCS zorunlu hale gelmektedir.
IPCC AR6 değerlendirmesine göre 1.5°C senaryolarının büyük çoğunluğu, 2050 yılı itibarıyla yılda 3-7 GtCO2 uzaklaştırma kapasitesi gerektirmektedir.
Fabrika bacaları, enerji santralleri veya endüstriyel tesisler gibi büyük emisyon noktalarından CO2'nin yakalanmasıdır. Üç alt kategorisi bulunur:
Yanma Sonrası Yakalama (Post-Combustion Capture): Yakıt yandıktan sonra baca gazından CO2 ayrıştırılır. Mevcut tesislere retrofitting (sonradan ekleme) için en uygun yöntemdir.
Yanma Öncesi Yakalama (Pre-Combustion Capture): Yakıt yakılmadan önce CO2 ayrıştırılır; hidrojen yakıtına dönüştürme sürecinde uygulanır.
Oksi-Yanma (Oxy-Combustion): Yakıt; hava yerine saf oksijen ile yakılır. Baca gazı neredeyse saf CO2'den oluştuğu için ayrıştırma maliyeti düşer.
DAC sistemleri, atmosferdeki çok düşük konsantrasyondaki CO2'yi (yaklaşık 420 ppm) doğrudan yakalayan teknolojilerdir.
Sıvı DAC (Liquid DAC): Güçlü bazik solvent çözeltisi CO2'yi bağlar; ısıtılarak salıverilir ve konsantre CO2 elde edilir.
Katı DAC (Solid DAC): Katı adsorbant malzemeler CO2'yi bağlar; ısı veya basınç değişimiyle salıverilir.
DAC'ın zorlukları:
| Özellik | Değer |
|---|---|
| Atmosferik CO2 konsantrasyonu | ~420 ppm (%0.042) |
| Baca gazı CO2 konsantrasyonu | 3-15% |
| Enerji ihtiyacı (DAC) | 1500-2000 kWh/tCO2 |
| Mevcut maliyet | 400-1.500 USD/tCO2 |
| 2030 hedef maliyet | 200-300 USD/tCO2 |
| 2050 hedef maliyet | 100-150 USD/tCO2 |
DAC teknolojisi şu anda 2025 yılı itibarıyla küresel ölçekte yılda birkaç yüz bin ton kapasiteye ulaşabilir durumdadır; hedeflenen gigaton ölçeği için hâlâ büyük ölçeklendirme gerekmektedir.
Biomass Energy with Carbon Capture and Storage: Biyokütle yakıldığında atmosferden aldığı karbon, CCS ile yakalanır ve depolanır. Teorik olarak negatif emisyon (carbon removal) sağlar.
Bazaltik kaya veya olivin gibi silikat minerallerin tarım arazilerine uygulanmasıyla CO2'nin minerallere bağlanması ve uzun süreli depolanması sağlanır.
Okyanus alkalinizasyonu, deniz yosunu yetiştiriciliği gibi yöntemler araştırma aşamasındadır. Potansiyeli yüksek ancak çevresel riskleri konusunda yeterli bilgi henüz mevcut değildir.
Yakalanan CO2'nin güvenli ve kalıcı biçimde depolanması kritik öneme sahiptir.
En yaygın ve teknik açıdan en olgunlaşmış yöntemdir. CO2, yeraltındaki gözenekli kaya formasyonlarına basınçla enjekte edilir:
İzleme gereklilikleri: Depolan CO2'nin yüzey ve su kaynaklarına sızmadığının sürekli izlenmesi zorunludur.
Bazalt formasyonlarına enjekte edilen CO2, hızla karbonat minerallerine dönüşür; bu mineraller jeolojik zaman ölçeğinde kalıcıdır. İzlanda'da Carbfix projesi bu yaklaşımın ticari ölçekte uygulandığı ilk örneklerden biridir.
Yakalanan CO2, depolanmak yerine ürün üretiminde kullanılabilir:
Önemli not: CCU genellikle kalıcı depolama sağlamaz; ürün kullanılırken veya ömrünü tamamladığında CO2 tekrar atmosfere dönebilir.
SBTi net sıfır standardı kapsamında, uzun vadeli net sıfır hedefinde kalan %5-10 artık emisyonlar için "yüksek kaliteli karbon uzaklaştırma" (high-quality carbon removal) kullanılması gerekir. Bu gereksinim;
gibi kalıcı uzaklaştırma mekanizmalarını kapsar.
Ofsetleme mekanizmaları (ağaçlandırma, enerji verimliliği projeleri) artık emisyonların dengelenmesinde SBTi tarafından kabul edilmemektedir.
Çimento üretiminin yaklaşık %60'ı proses emisyonlarından (kalsinasyon) kaynaklanır. Bu emisyonlar yakıt geçişiyle azaltılamaz. CCS, çimento sektöründe tek teknik çözüm olarak öne çıkmaktadır.
Yüksek fırın proseslerinde CO2 salınımı kaçınılmazdır. Alternatif: yeşil hidrojenle DRI (Doğrudan İndirgeme), ancak bu geçiş yüksek maliyet ve altyapı gerektiriyor.
Bu sektörlerde enerji vektörü geçişi (elektrikleşme) zorlu ya da imkânsız. DAC ile üretilen sentetik yakıtlar (e-fuel, SAF) uzun vadeli çözüm olarak değerlendiriliyor.
Nokta kaynak CCS: 2025'te 40-100 USD/tCO2, 2035 itibarıyla 30-60 USD hedefleniyor. DAC: 2025'te 400-1.500 USD/tCO2, 2035 itibarıyla 150-300 USD, 2050 itibarıyla 50-150 USD hedefleniyor.
Türkiye'de CCS uygulaması için potansiyel alanlar:
CBAM kapsamındaki sektörler (çelik, çimento) için CCS, gömülü emisyonları azaltmak ve CBAM maliyetini düşürmek açısından uzun vadeli bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Türkiye'nin jeolojik yapısı, CO2 depolama kapasitesi açısından araştırma gerektirmektedir. Hidrokarbon rezervlerinde CO2 enjeksiyonu EOR ile kombine edilebilir.
CarbonEmit, Türk sanayi şirketleri için CCS ön fizibilite değerlendirmesi, net sıfır teknoloji yol haritası ve artık emisyon stratejisi geliştirme konularında uzman danışmanlık sunar.
CCS gerçekten işe yarıyor mu? Evet. Dünya genelinde 30'dan fazla ticari ölçekli CCS tesisi işletilmektedir. Norveç'in Sleipner projesi 1996'dan beri yılda 1 MtCO2 depolama yapıyor. Ancak küresel ölçekte gereken kapasiteye ulaşmak için hızlı büyüme şart.
CCS güvenli mi? CO2 sıkıştırılmış halde süperkritikal fluid olarak depolanır. Doğru seçilmiş ve izlenen jeolojik formasyonlarda kaçak riski son derece düşüktür. En büyük risk; kötü saha seçimi veya yetersiz izlemedir.
CCS karbon ofsetleme midir? Hayır. Nokta kaynak CCS, emisyon kaynağındaki azaltımdır (Scope 1). DAC ise atmosferden aktif uzaklaştırmadır; SBTi ve IPCC çerçevesinde "karbon uzaklaştırma" (carbon removal) olarak sınıflandırılır ve kalıcılığı yüksek ofset alternatifleri arasında kabul görür.
Net sıfır için CCS kaçınılmaz mı? Birçok IPCC senaryosuna göre evet. Özellikle hard-to-abate sektörlerde ve negatif emisyon hedefleri için kaçınılmazdır. Ancak önce mümkün olan her azaltımın yapılması, CCS'i son çare olarak konumlandırır.
CCS teknolojileri, net sıfır stratejisinin vazgeçilmez bir parçasıdır; ancak sihirli değnek değildir. Önce emisyonları kaynakta azaltmak, ardından kaçınılamayan artık emisyonlar için CCS ve diğer uzaklaştırma teknolojilerine başvurmak IPCC'nin önerdiği yaklaşımdır. Kurumsal karbon bütçenizi oluştururken CCS'i 2040-2050 dönemi için bir araç olarak planlamak ve şimdiden teknoloji takibine yatırım yapmak, enerji yoğun sektörlerdeki Türk şirketleri için stratejik hazırlığın önemli bir bileşenidir.

SBTi (Science Based Targets initiative) nedir? Near-term ve net-zero hedef türleri, onay süreci, 1.5°C senaryosu, absolute vs intensity hedefler, FLAG ve CSRD/CDP ile ilişkisi.
Devamını oku
Karbon ofsetleme nedir, nasıl çalışır ve hangi standartlara göre değerlendirilir? Karbon kredisi türleri, addisyonellik, permanens ve greenwashing riskleri için kapsamlı rehber.
Devamını oku
Kurumsal karbon bütçesi nasıl belirlenir? Paris Anlaşması uyumlu karbon bütçesi metodolojileri, sektörel paylaşım yaklaşımları ve net sıfır yol haritası için stratejik rehber.
Devamını okuCBAM raporlama, emisyon hesaplama ve sürdürülebilirlik yönetimi için CarbonEmit platformunu keşfedin.
CarbonEmit'i Keşfedin