
ESRS E2 Kirlilik standardı, şirketlerin hava, su, toprak ve ürünlere yönelik kirletici emisyonlarını ve kirlilik önleme çabalarını raporlamasını gerektirmektedir. Kimya, madencilik, imalat, enerji ve tarım gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için yüksek önemlilik taşıyan bu standart; aynı zamanda endüstriyel tesislerin çevresel izin ve lisans yükümlülükleriyle de sıkı bir bağ içindedir. Bu rehber, ESRS E2'nin kapsamını ve uygulama gereksinimlerini detaylı olarak açıklamaktadır.
ESRS E2, kirlilik konusunu dört ana başlık altında ele almaktadır:
Hava kirliliği: Şirket faaliyetlerinden atmosfere salınan kirleticiler. NOx, SOx, VOC (uçucu organik bileşikler), partikül madde (PM10, PM2.5), ağır metaller ve diğer düzenlenmiş kirleticiler bu kapsamdadır.
Su ve deniz kirliliği: Yüzey sularına, yeraltı sularına veya denizlere deşarj edilen kirleticiler. Organik yük (KOİ, BOİ), askıda katı maddeler, ağır metaller ve mikro kirleticiler dahildir.
Toprak kirliliği: Toprak kirlenmesine yol açan deşarj veya sızmalar. Hidrokarbon sızıntıları, ağır metal birikmesi ve tehlikeli atık depolama bu başlık altında incelenir.
Tehlikeli maddeler ve çok endişe verici maddeler (Substances of Very High Concern - SVHC): REACH tüzüğü ve diğer AB kimyasal düzenlemeleri kapsamındaki tehlikeli maddelerin üretimi, kullanımı ve deşarjı.
Her şirketin ESRS E2'yi uygulaması gerekmez; çift önemlilik değerlendirmesi sonucunda kirlilik konusunun önemli bulunması gerekir. Tipik olarak kirlilik önemliliği taşıyan sektörler şunlardır:
| Sektör | Birincil Kirlilik Türü |
|---|---|
| Kimya ve petrokimya | Hava, su, SVHC |
| Metal ve çelik üretimi | Hava (NOx, SOx, partikül), su |
| Çimento ve inşaat malzemeleri | Hava (toz, NOx) |
| Tekstil ve deri | Su (boyarmaddeler, ağır metaller) |
| Kağıt ve selüloz | Su (KOİ, BOİ) |
| Tarım ve gıda işleme | Su, gübre ve pestisit yönetimi |
| Enerji üretimi | Hava (NOx, SOx), su |
| Madencilik | Su, toprak, ağır metaller |
Şirketlerin kirlilik önleme ve kontrol politikalarını, hedeflerini ve kirlilik yönetimiyle ilgili taahhütlerini raporlaması gerekmektedir. Bu bölümde şu unsurlar yer almalıdır:
Kirlilik etkilerini önlemek veya azaltmak için uygulanan eylemlerin raporlanması zorunludur:
ESRS E2'nin en zorlu bölümü, kirletici emisyonlarının nicel olarak raporlanmasıdır. Raporlanması gereken temel veri kategorileri şunlardır:
Hava emisyonları için:
Su deşarjları için:
Tehlikeli maddeler için:
Raporlama döneminde yaşanan çevre kirliliği olayları, ihlalleri ve alınan düzeltici önlemler de raporlanmalıdır.
Avrupa Kirletici Salım ve Taşıma Kaydı (E-PRTR) kapsamındaki büyük tesisler zaten kirletici emisyon verilerini raporlamaktadır. Bu veri kaynağı ESRS E2 için birincil girdi sağlayabilir.
ESRS E2, hem şirketin kendi faaliyetlerini (kendi tesisleri) hem de değer zinciri kirlilik etkilerini raporlamayı öngörmektedir. Değer zinciri kirlilik verileri, özellikle Scope 3 benzeri bir kavram olan "değer zinciri kirlilik etkileri" için oldukça zordur.
Başlangıç aşamasında şirketler kendi operasyonlarına odaklanabilir; ancak ilerleyen yıllarda değer zinciri verileri de kapsama alınmalıdır.
Bazı kirletici emisyonlar doğrudan ölçüm gerektirir; diğerleri ise hesaplama faktörleri kullanılarak tahmin edilebilir. IPCC, EMEP/EEA ve sektöre özgü rehber belgeler bu tahmin metodolojilerinde başvurulacak temel kaynaklardır.
ESRS E2 raporlaması, çevresel lisans ve izin yükümlülükleriyle sıkı bağlantılıdır. IPPC (Integrated Pollution Prevention and Control) direktifi kapsamındaki tesisler, emisyon limit değerlerine uyum durumlarını ve izin koşullarını ESRS E2 kapsamında da raporlamalıdır.
Türkiye'deki tesislerin Avrupa'ya ihracat yapması durumunda, yerel çevre izin verileri de ESRS E2 raporlamasında kullanılabilir. CBAM kapsamındaki sektörlerde üretim süreçleriyle ilgili kirlilik verileri örtüşen bir veri tabanı oluşturmaktadır.
Kirlilik, yalnızca çevresel bir sorun değil; aynı zamanda önemli finansal riskler de taşımaktadır.
Regülasyon riski: Daha sıkı emisyon limit değerleri veya yeni kimyasal yasaklar üretim maliyetlerini artırabilir.
Sorumluluk riski: Kirlilik olayları sonucunda ortaya çıkabilecek temizleme maliyetleri ve tazminatlar.
Lisans riski: Kirlilik ihlalleri nedeniyle çevresel izinlerin askıya alınması veya iptali.
İtibar riski: Kirlilik olaylarının marka değerine ve müşteri ilişkilerine etkisi.
ESRS E2, REACH (Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması) ve CLP (Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması) tüzükleriyle yakından ilişkilidir. Bu tüzükler kapsamında halihazırda yönetilen tehlikeli madde verileri ESRS E2 raporlamasına entegre edilebilir.
Tüm üretim tesisleri ve operasyonel alanlar için potansiyel kirlilik kaynakları belirlenir. Bacalardan salınan hava kirleticileri, atık su deşarj noktaları, tehlikeli madde depolama alanları ve toprak kirliliği riski taşıyan alanlar haritalandırılır.
Çevresel izin raporları, E-PRTR bildirimleri, atık su analiz raporları ve hava kalitesi ölçüm sonuçları derlenir.
Mevcut izleme sistemleriyle raporlanamayan kirleticiler için ek ölçüm veya hesaplama metodolojileri belirlenir.
Her kirletici parametresi için kullanılan ölçüm veya hesaplama yöntemi, emisyon faktörü kaynakları ve veri kalitesi değerlendirmesi belgelenir.
Kirlilik azaltım hedefleri ve ilerleme göstergeleri belirlenerek performans takip sistemi kurulur.
ESRS E2, hangi şirketler için önemlilik taşıyor? Üretim, enerji, kimya, madencilik, tarım, tekstil ve gıda işleme gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için yüksek olasılıkla önemlilik taşımaktadır. Hizmet sektörü şirketleri için ise değerlendirme daha düşük önemlilik sonucu verebilir.
Kirlilik verilerini toplamak için hangi sistemler kullanılabilir? Çevresel yönetim sistemleri (ISO 14001), sürekli emisyon izleme sistemleri (CEMS), atık su kalite izleme sistemleri ve kimyasal yönetim yazılımları temel araçlardandır.
ESRS E2 ile IED (Industrial Emissions Directive) arasındaki ilişki nedir? IED kapsamındaki tesisler, En İyi Mevcut Teknikler (BAT) ile ilgili bilgileri ESRS E2 kapsamında da raporlamalıdır. İki direktif arasında önemli veri örtüşmesi bulunmaktadır.
Tarihsel kirlilik (geçmiş kirlilikten kalan kontaminasyon) ESRS E2'ye dahil mi? Evet, şirketin tarihi kirlilik yükümlülükleri ve devam eden iyileştirme çalışmaları ESRS E2 kapsamında raporlanmalıdır.
Tedarik zinciri kirlilik etkileri nasıl raporlanır? Bu oldukça yeni ve gelişmekte olan bir alandır. İlk aşamalarda niteliksel değerlendirme ve yüksek riskli tedarikçilere odaklanan veri toplama yöntemi benimsenebilir.
ESRS E2, çevresel kirlilik konusundaki kurumsal şeffaflığı önemli ölçüde artırmaktadır. Çevre düzenlemeleriyle zaten yoğun biçimde muhatap olan imalat ve proses sektöründeki şirketler için bu standart, mevcut yasal uyum verilerini kurumsal raporlama çerçevesine entegre etme fırsatı sunmaktadır.
CarbonEmit, ESRS E2 uyumluluk sürecinizde kirlilik kaynakları envanteri, veri toplama altyapısı ve raporlama metodolojisi konularında destek sunmaktadır. Detaylı bilgi için carbonemit.com adresimizi ziyaret edin.
İlgili Makaleler:

CSRD (Corporate Sustainability Reporting Directive) nedir? ESRS standartları, çifte önemlilik, CBAM ile ilişkisi ve Türk ihracatçılar için hazırlık rehberi.
Devamını oku
ESRS standartları nelerdir, kaç tanedir, nasıl uygulanır? 12 zorunlu standartın kapsamlı özeti ve CSRD raporlaması için adım adım rehber.
Devamını oku
ESRS E1 kapsamında iklim değişikliği raporlaması nasıl yapılır? Scope 1-2-3 emisyonlar, iklim geçiş planı, fiziksel riskler ve gerekli veri noktaları rehberi.
Devamını okuCBAM raporlama, emisyon hesaplama ve sürdürülebilirlik yönetimi için CarbonEmit platformunu keşfedin.
CarbonEmit'i Keşfedin