
Tekstil ve hazır giyim sektörü, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık %4-8'inden sorumludur. Bu oran, uluslararası havacılık ve denizcilik sektörlerinin toplam emisyonlarını aşmaktadır. Sektörün karbon yoğunluğu; enerji yoğun üretim süreçleri, küresel tedarik zincirleri ve hızlı moda trendleriyle şekillenmektedir.
Avrupa Birliği'nin Sürdürülebilir ve Döngüsel Tekstil Stratejisi, tekstil ürünlerinin çevresel etkilerinin şeffaf bir şekilde raporlanmasını hedeflemektedir. Bu bağlamda ISO 14067:2018, tekstil ürünlerinin karbon ayak izi hesaplaması için temel metodolojik referans olarak öne çıkmaktadır.
ISO 14067 standardının genel prensipleri hakkında detaylı bilgi için kapsamlı rehberimize başvurabilirsiniz.
Tekstil ürünlerinin yaşam döngüsü, lif üretiminden nihai bertarafa kadar birçok aşamadan oluşur. Her aşama farklı emisyon profiline sahiptir.
Lif üretimi, tekstil karbon ayak izinin en önemli bileşenlerinden biridir. Lif türüne göre emisyon profilleri büyük farklılık gösterir:
| Lif Türü | Karbon Ayak İzi (kg CO₂e/kg lif) | Başlıca Emisyon Kaynağı |
|---|---|---|
| Polyester | 5 - 8 | Petrokimyasal üretim, enerji |
| Naylon (PA6) | 7 - 10 | Petrokimyasal üretim, N₂O |
| Akrilik | 5 - 7 | Petrokimyasal üretim |
| Pamuk (konvansiyonel) | 3 - 7 | Sulama, gübre, makine |
| Pamuk (organik) | 2 - 5 | Düşük verim etkisi değişken |
| Viskon | 3 - 6 | Kimyasal işleme, enerji |
| Yün | 15 - 25 | Enterik fermantasyon, arazi |
| Keten | 1 - 3 | Düşük girdi gereksinimi |
Lif üretiminin ardından iplik eğirme, dokuma veya örme süreçleri gelir:
Terbiye süreçleri, tekstil üretiminde en yüksek enerji ve su tüketiminin gerçekleştiği aşamadır. Başlıca emisyon kaynakları:
Hazır giyim üretimi, diğer aşamalara kıyasla genellikle daha düşük karbon yoğunluğuna sahiptir. Ancak küresel tedarik zincirlerinde konfeksiyon aşaması genellikle farklı ülkelerde gerçekleşir, bu da nakliye emisyonlarını artırır.
Tekstil ürünlerinin kullanım aşaması, toplam karbon ayak izinin %20-40'ını oluşturabilir. Başlıca emisyon kaynakları:
Tekstil ürünlerinin bertarafı, geri dönüşümü veya yeniden kullanımı da yaşam döngüsünün bir parçasıdır:
Tekstil ürünlerinde fonksiyonel birim tanımlama, ürünün niteliğine ve çalışmanın amacına bağlı olarak farklılık gösterir:
Ara ürünler (B2B) için:
Nihai ürünler (B2C) için:
ISO 14067, fonksiyonel birimin ürünün sağladığı işlevi yansıtmasını gerektirir. Tekstil ürünlerinde bu, kullanım ömrünü ve bakım gereksinimlerini de dikkate almayı gerektirebilir.
Tekstil ürünleri için ISO 14067 uyumlu sistem sınırları:
Beşikten kapıya:
Beşikten mezara (ek olarak): 7. Dağıtım ve perakende 8. Tüketici kullanımı (yıkama, kurutma, ütüleme) 9. Ömür sonu (bertaraf, geri dönüşüm)
Tekstil sektöründe veri toplama süreci, karmaşık ve çok aşamalı tedarik zincirleri nedeniyle zorlu olabilir. Aşağıdaki veri noktaları öncelikli olarak toplanmalıdır:
Birincil veri gereksinimleri:
İkincil veri kaynakları:
LCA veri kalitesi ve belirsizlik konusundaki rehberimiz, veri toplama stratejinizde size yol gösterecektir.
Pamuk, keten, yün gibi doğal liflerde biyojenik karbon yönetimi önemli bir konudur. ISO 14067, biyojenik karbon akışlarının fosil emisyonlardan ayrı raporlanmasını gerektirir. Ancak tekstil ürünlerinin kısa kullanım ömrü nedeniyle biyojenik karbon tutumunun uzun vadeli bir fayda sağlamadığı genellikle kabul edilir.
Pamuk ve diğer doğal lif üretimiyle ilişkili arazi kullanım değişikliği emisyonları, özellikle tropik bölgelerde üretilen lifler için önemli olabilir. ISO 14067, doğrudan arazi kullanım değişikliği (dLUC) emisyonlarının dahil edilmesini gerektirir.
Tekstil tedarik zincirleri genellikle birden fazla ülkeyi kapsar. Lif üretimi bir ülkede, iplik eğirme başka bir ülkede, boyama ve konfeksiyon ise farklı ülkelerde gerçekleşebilir. Bu durum, aşağıdaki zorlukları yaratır:
Tekstil ürünlerinde kullanım aşaması, toplam karbon ayak izinin önemli bir bölümünü oluşturabilir. Ancak bu aşama, tüketici davranışına bağlı olarak büyük değişkenlik gösterir. ISO 14067, kullanım aşaması senaryolarının açıkça tanımlanmasını ve belgelenmesini gerektirir.
Standart kullanım senaryosu parametreleri:
Türkiye, dünya tekstil ve hazır giyim ihracatında önemli bir konuma sahiptir. AB pazarına yönelik ihracat yapan Türk tekstil firmalarının karbon ayak izi yönetimi giderek daha kritik hale gelmektedir.
Türkiye'de tekstil sektörü için karbon ayak izi hesaplamasında dikkate alınması gereken faktörler:
Scope 1, 2 ve 3 emisyonlar hakkında bilgi edinmek, ürün karbon ayak izi ile kurumsal emisyon yönetimi arasındaki ilişkiyi anlamak için ilgili rehberimize başvurabilirsiniz.
Tekstil ürünlerinde karbon etiketleme, tüketicilerin bilinçli tercih yapmasını sağlayan önemli bir araçtır. Karbon etiketleme trendleri rehberimiz, bu konuda güncel gelişmeleri sunmaktadır.
Tekstil sektöründe karbon etiketleme uygulamaları:
Tekstil sektöründe ürün karbon ayak izi hesaplama, karmaşık ve küresel tedarik zincirleri nedeniyle zorlu ama giderek daha zorunlu hale gelen bir süreçtir. ISO 14067, bu hesaplamalar için sağlam bir metodolojik çerçeve sunarken, sektöre özgü zorluklar titiz bir veri toplama stratejisi ve uzman desteği gerektirmektedir.
Tekstil ürünlerinizin karbon ayak izini hesaplamak, azaltma stratejileri geliştirmek veya AB düzenlemelerine uyum sağlamak için CarbonEmit ekibimizle iletişime geçebilirsiniz. Tekstil sektöründe deneyimli uzmanlarımız, ISO 14067 uyumlu çalışmalarınızda size profesyonel destek sağlayacaktır.

ISO 14067 kapsamında CFP çalışmasının doğrulanması ve raporlanması nasıl yapılır? Kritik inceleme, üçüncü taraf doğrulama, CFP çalışma raporu gereksinimleri ve sık yapılan hatalar: eksiksiz rehber.
Devamını oku
Gıda sektöründe ürün karbon ayak izi nasıl hesaplanır? ISO 14067 çerçevesinde tarımsal üretim, işleme ve dağıtım emisyonları rehberi.
Devamını oku
İnşaat malzemelerinde karbon ayak izi nasıl hesaplanır? ISO 14067, EN 15804 ve EPD ilişkisi ile çimento, çelik ve beton örnekleri.
Devamını okuCBAM raporlama, emisyon hesaplama ve sürdürülebilirlik yönetimi için CarbonEmit platformunu keşfedin.
CarbonEmit'i Keşfedin